Türk Dünyası Ortak Platformu - Yesevi Forum

Go Back   Türk Dünyası Ortak Platformu - Yesevi Forum > Yesevi Forum > Yönetimden Duyurular

Yönetimden Duyurular Site hakkında yönetim tarafından yapılan duyurular

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 05-04-2009   #1
Badal
La İlahe İllallah || Bağımsız Türkiye ||
 
Badal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 828
Standart Muhsin Yazıcıoğlu dedikleri...

Muhsin Yazıcıoğlu dedikleri...
Muhsin Yazıcıoğlu’nun ve hepimizin avukatı Şerafettin Yılmaz aradı ve anlattı:
"Muhsin beyle ilgili belgelerin okunması bitmiş ve suçsuz olduğu artık belli olmuştu. Kendisiyle görüştüm ve tahliyesi için talepte bulunacağımızı söyledim."
Muhsin Bey´in avukatına verdiği cevabın değerini ancak bir gün bile olsa tutuklananlar iyi anlar. Ama özgürlüğün anlamını bilen herkes de anlamalıdır.
İşte Merhum’un cevabı:
"Hayır tahliye talebinde bulunmayın. Arkadaşlarımın içeride dayanma gücü biraz da benim aralarında bulunmamdan geliyor. Ben tahliye olursam ve onlar içeride kalırlarsa yıkılırlar."
İşte Muhsin Yazıcıoğlu budur.
Ve ölümüyle bütün ülkeyi birleştirmesinin derin anlamı da bu gönül yüceliğinde bulunabilir.
Bir gün makam odasında el telefonuyla konuşuyordu. Karşısındaki kişiye "Anacığım... Anacığım..." diye sesleniyordu. Konuşmayı "Tamam anacığım her ay ..... lira göndereceğiz" diye bitirdi. Acaba öz annesiyle mi konuşuyor diye merak ettim, sordum. Hayır! Konuştuğu bir şehit annesiydi. Ve kendisini, ulaşabildiği ve kendisine ulaşabilen bütün şehit yakınlarına hizmetle yükümlü sayıyordu.
İşte Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir başka yönü!..
Parası çok muydu? Hayır yoktu. Makam odası bir parti ilçe başkanının odası gibidir. Arabası da... Genel Merkez´in aylık kirasını yetiştirmek için bizzat uğraştığına tanık oldum...
Para ile ilişkisi çok ilginç idi... 1980 öncesinde Hergün gazetesi kadrosundan maaş alarak fedakârlık ve feragatle çalışan ÜLKÜCÜ EĞİTİMCİLER vardı. Aldıkları para zorlukla geçinebilecekleri bir miktardaydı. Muhsin Yazıcıoğlu o parayı da almadı. Çok ısrar ettik, ama nafile... "Babamın gönderdiği bana yetiyor..." diyordu.
Muhsin Yazıcıoğlu, maneviyatçılık ve demokratik temelleri üzerinde yükselen Türk milliyetçiliği davasının dava adamıydı.
Muhsin Yazıcıoğlu, ilkelerinden ödün vermektense başını vermeye hazır bir ilke adamıydı...
Muhsin Yazıcıoğlu, gerçek anlamıyla bir insancıl adamdı...
Evet!... Cemil Çiçek dostumuz dosdoğru söyledi:
ADAM GİBİ ADAMDI...
Konuların ve kişilerin gerçeğini bilmeyen ve öğrenmeye de niyet etmeyen sabit fikirliler ne derlerse desinler Muhsin Yazıcıoğlu gerçeği böyledir.
Kazayı öğrendiğimde Türkistan’daydım. İlk haberleri duyunca rahatladım. Hayatında eksik olmayan bir kaza yaşamış ve hastaneye kaldırılmıştı. Ama Heyhat!.. Sonra kaza yerinin bulunamadığı haberleri geldi. Bulabildiğim ilk yolla Türkiye’ye hareket ettim. Sekiz saatlik Türkistan-Çimkent-Taraz-Bişkek Havaalanı yolunda dilimin ucuna onun sözleri geliyordu:
EY SONSUZLUĞUN SAHİBİ SANA ULAŞMAK İSTİYORUM...
Ve şiirin son dizesi ÜŞÜYORUM...
"Üşüyor musun kardeşim?" diye soruyordum... Hayır üşümüyordu! O, özlediği sonsuzluğun sahibine ulaşmıştı... Orada ne üşümek vardı, ne acı, ne keder... Orası baştan başa mutluluk diyarıydı.
O, inançları uğruna yaşamış, işkencelere, eziyetlere, yokluklara katlanmış ve o uğurda şehit olmuştur.
Artık üşümüyordu.
Kamu kurumları ve kamu yöneticileri ve devletin imkânları seferber olmuştu; Muhsin Yazıcıoğlu´nu ve arkadaşlarının yerini bulmak için... Ama kim buldu biliyor musunuz? Muhsin Yazıcıoğlu’nun bayrağı altında toplanan BÜYÜK BİRLİKÇİLER... BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ Döngel Köyü temsilcisi ve arkadaşları korucu mu?.. Evet gönüllü korucu!.. Maaşlı değil... Göksun’dan yola çıktılar ve buldular. Değerli dost Ahmet ŞANVERDİ’de olaydan 4 saat sonra oradaydı...
BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ Genel Sekreteri Yalçın Topçu, Başkanlık Divanı üyeleri bu tehlikeli ve her türlü kışkırtıcı eyleme açık dönemi, üstün vatanseverlik, soğukkanlılık ve akılcılıkla düzgün yönettiler. Onları kutlamak gerekiyor. Onlar gözyaşlarını engelleyemediler; hep ağladılar, ama asla aklın ve vicdanın gösterdiği yoldan sapmadılar.
Sivas’a gelince... Sivas "Yiğit Sivas" olduğunu bir kere daha ispat etti. Bu evliya tabiatlı oğlunu bağrına bastı ve ona son görevini anlamlı bir şekilde yerine getirdi.
Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş.
Muhsin Yazıcıoğlu, nesiller boyu sadası yaşayacaklar arasına katıldı. RUHUN ŞAD OLSUN KARDEŞİM... Yolculuğa birlikte çıktıklarının da...
__________________



Biz Ha isek siz de Ha’sınız
Siz Hu iseniz biz de Hu’yuz
Ha’dan gelen Hu’ya gider...
Aşk.. Ezelde bir merhaba idi; Hâlâ ki o'dur..
Badal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-04-2009   #2
Badal
La İlahe İllallah || Bağımsız Türkiye ||
 
Badal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 828
Standart

Suikast mı?
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun, siyasi hareketini çok aşan bir sevgi ve saygı halesi ile çevrili olduğu cenaze töreninden açıkça anlaşıldı. Biliyoruz ki birçok insan "BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ"ne oy vermek ister de, "oyum ziyan olmasın" diyerek vazgeçerdi. Bu seçimde ise Sivas ili dışında "BÜYÜK BİRLİK adayları çekildi" denilerek oyların azaltıldığını öğreniyoruz. Yine de yüzde 100’ü aşan bir oy artışı ile önemli bir varlık ortaya çıktı.
Elbette merhumun ölümünün biçimi konuşulacak... Olaya maneviyat penceresinden bakarak "Çok özlediği sonsuzluğun sahibine uçarak gitti" demek mümkün ve doğru...
Ya da "Muhsin Başkan’a da ancak böyle bir ölüm yakışırdı" da denilebilir.
Ama işe bir başka boyuttan, sebepler âleminden bakınca söylenmesi gereken sözün en doğrusunu GÜLEN HOCA EFENDİ söyledi: "Yazıcıoğlu örnek bir Anadolu insanıdır... Kendisinin başına dört-beş defa sürpriz trafik kazası gelmiş... Bir yönüyle şüphelenmek lazım... Bu helikopter nasıldı? Niye böyle bir şeye itildi?.. Neden ille onunla götürülmek istendi?.."
Televizyonlar sivriltilmiş haber peşinde "Ergenekon’un gizli tanığı" masallarını üretenlere bile değer veriyor... Tam bir masal... Muhsin Başkan eğer o davada tanıklık yapacak olsaydı, "açık tanık" olurdu. İdamla yargılandığı davalarda ve zalim işkencecilerin elinde tutsak olduğunda bile korkmayan "merhum" kimden korkacaktı ki?..
Kimi basın-yayınımızın durumu bir hoş... BÜYÜK BİRLİK yetkilileri bu işte "Suikast ihtimali de dahil, her şey araştırılmalı" diyor. Bakıyoruz gazete başlıkları "suikast dediler" diye çıkıyor. Televizyonlar daha da hoş... Kulaklarımızla "Kaza da olabilir, suikast da" dediklerini duyuyoruz, ama altyazılarda "BÜYÜK BİRLİK PARTİLİLER suikast olduğunu iddia ediyorlar" diye çıkıyor.
Suikast olmak ihtimali var mı?
Elbette var... Olaydan sonra birbirini izleyen gariplikler ve BÜYÜK BİRLİK camiasının alabildiğine tahrik edilmesine yol açan duyarsızlıklar sonucunda ALPEREN GENÇLİK istenmeyen yönlere sürüklenebilirdi...
Ve belki de, suikast sebebi buydu... "Belki de" diyorum.
Neyse ki BÜYÜK BİRLİK yöneticilerinin ve teşkilatın akılcı ve soğukkanlı müdahaleleri istenmeyen olayları önledi.
Muhsin Yazıcıoğlu elbette çok önemli bir insandı... Yanındaki yolcular da... Ama sadece insan hayatının kutluluğu açısından da olsa bu olay enine boyuna ve derinliğine araştırılmalıdır.
Kaza mı? Kaza sırasında kamu kurumlarımızın bu olayda ortaya çıkan eksiklikleri ve savsaklamaları, sorumsuzca konuşmalar ve bunların kaynak kişileri iyice incelenmelidir.
Bu arada, böylesine bütün milleti BÜYÜK BİRLİK durumuna getiren bir acı olayda bile, içlerindeki hasta dünyayı bilgi ağına (internet) ve gazete yorumlarına taşıyan zavallılara da acil şifalar dilemeliyiz. Aynı hücrede birlikte yattığı sol militan onu överken, eski kabilesinin mensubiyet kaygısı ile ağızlarında bir şeyler geveleyenlere de...
Kim ne derse desin, Muhsin Yazıcıoğlu ADAM GİBİ ADAMDI ve halkımızın yüksek irfanı bunu biliyordu...
__________________



Biz Ha isek siz de Ha’sınız
Siz Hu iseniz biz de Hu’yuz
Ha’dan gelen Hu’ya gider...
Aşk.. Ezelde bir merhaba idi; Hâlâ ki o'dur..
Badal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-04-2009   #3
Badal
La İlahe İllallah || Bağımsız Türkiye ||
 
Badal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 828
Standart

Muhsin Başkan-Kendi Sesinden "Üşüyorum" BBP Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu'nun kendi sesinden Mamak hapishanesinde yazdığı ve seslendirdiği "Üşüyorum" şiiri. 26 Aralık 2008 Basının ankara temsilcilerinin katıldığı yemekte gösterilmiştir.
http://rapidshare.com/files/20241858...bbp.org.tr.zip



ÜŞÜYORUM
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır

Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum

Gözlerim parke parke taş duvarlarda

Açılıyor hayal pencerelerim

Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum

Kekik kokulu koyaklardan aşarak

Güvercinler ülkesinde dolaşıyor

Bir çeşme başı arıyorum

Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp

Mis gibi nane kokuları arasında

Ruhumu dinlemek istiyorum

Zikre dalmış her şey

Güne gülümserken papatyalar

Dualar gibi yükselir ümitlerim

Güneşle kol kola kırlarda koşarak

Siz peygamber çiçekleri toplarken

Ben çeşme başında uzanmak istiyorum

Huzur dolu içimde

Ben sonsuzluğu düşünüyorum

Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum

Durun kapanmayın pencerelerim

Güneşimi kapatmayın

Beton çok soğuk, üşüyorum...

Muhsin YAZICIOĞLU
__________________



Biz Ha isek siz de Ha’sınız
Siz Hu iseniz biz de Hu’yuz
Ha’dan gelen Hu’ya gider...
Aşk.. Ezelde bir merhaba idi; Hâlâ ki o'dur..
Badal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-04-2009   #4
Badal
La İlahe İllallah || Bağımsız Türkiye ||
 
Badal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 828
Standart

Ölüme Hazır yaşamak her kişinin harcı değildir
Er kişinin harcıdır
Dünya-Ahiret Şahidim ki
Sen hep ölüme hazır yaşadın
Yani sen ölmeden ölmeyi bilen bir yürektin...

Bir yüreğin büyüklüğünü bundan daha iyi gösteren ne olabilir ki?...

Büyük yğrekler giderken büyük acılar bırakırlar
Senin acında büyük oldu ve gittikçe büyüyecek
Küçük acılar konuşur
Büyük acılar dilsizdir...

Dilim dondu diyemiyorum...
Elim dondu yazamıyorum...

Yüreğim yerinde yok
Yüreğim seninle gitti...

Güle güle Muhsin Başkanım...
Mekanın Cennet,Makamın Firdevs olsun.
Ozan ARİF
__________________



Biz Ha isek siz de Ha’sınız
Siz Hu iseniz biz de Hu’yuz
Ha’dan gelen Hu’ya gider...
Aşk.. Ezelde bir merhaba idi; Hâlâ ki o'dur..
Badal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tema Tasarimi: BaDaL E-Posta: Yesevi-Posta Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. Yesevi Forum